Af sözkonusu olunca aklıma gelen daha evvel yazılmış ya da yorumlanmış birkaç derleme yapmak istedim. Bakınız şöyle:Ahmet Dursun ****
*Bugün "Babalar Günü!*
*Bütün babaların, "Babalar Günü" kutlu olsun… Bugünü "babasız geçirenlerin de"...*
Artık lütfen, bugün başınızı ellerinizin arasına alıp bir düşünün.
Varlığınızı ve Bağımsızlığınızı borçlu olduğunuz "o çocuklar" için, "o babalar" için ne yapabildiniz?
Sizler "bugünü" çocuklarınızla, babalarınızla mutlu mesut geçirirken onların çektiği acıları bir kere olsun aklınıza getirebildiniz mi?
*Kimden mi bahsediyoruz? Şehit çocuklarından… Şehit babalarından... * Onlar; vatanın bekaası için, bölünmez bütünlüğü için, sizlerin güvenliği için; göreve, askere yolladıkları babalarını, bu toprağa göz diken vatan hainlerinin kahpe kurşunları yüzünden kaybettiler!.. Hatırlayabildiniz mi?
"Belki hiç tanımamıştı babasını 4 yaşındaki Ayşe... Annesinin karnındaydı babası Mehmet Şahadet Şerbetini içtiğinde. Büyüdüğünde, annesi anlatacak ona... 'Baban' tam bir kahramandı kızım…
Bu millet rahat yaşasın diye, Türkiye'mizin bağımsızlığına halel gelmesin diye, teröristlere karşı yapılan operasyonda, Şırnak'ta, Cizre'de, Çukurca'da, Tunceli'de, belki de adını hiç duymadığınız dağlarımızda, tepelerimizde… ama genç yaşta şehit oldu!...
Biz onu göremiyoruz ama o bizi görüyor, duyuyor kızım. E çünkü *'Cumhuriyetin Şehitleri Ölmez'* kızım. Sen, babanın, 'Babalar Gününü' yine de kutla, o seni mutlaka duyacaktır kızım…" …
"Henüz 20. yaşını yeni doldurmuştu Mehmet de… Babası gurur duyuyordu… O gün arkadaşlarına; 'Aslan oğlum askere gidiyor. Hem de Komando oldu' diyordu… … Ve nihayet tezkeresini alacak artık… Bir çok operasyona girmişti… Komutanları, takdirler göndermişlerdi, Mehmet'in teröriste göz açtırmayan cesareti için!… her şeyiyle gurur duyulan bir evlattı Mehmet… Mehmet, 20 yaşında, bir aslan… Haftaya da gelecek. En sevdiği yemekler hazırlandı…. … Ama gelmedi Mehmet! Gelemedi… Çünkü, 'Şahadet' haberi gelmişti Mehmet'in, kendisi yerine!.. … İşte Mehmet'in babasının yüreğindeki 'o kor' bugün yine alevlendi… Yüreği bir kez daha dağlandı Ahmet Amcanın…
Şehit Oğlunun mezarı başında gözyaşlarını içine döke döke, yüreğinde sönmeyecek o kor'un üzerine bir kor daha koyarak teröre lanet ediyordu... Ama 'yine de' 'VATAN SAĞOLSUN' dedi!.. 'Ahmet Amca' "
Hatırlayamadınız değil mi? Siz de haklısınız belki... *Mehmet'ten uzun süredir kimseler bahsetmiyor çünkü!.. Mehmet, terörist leşlerinin cenazeleri kadar, AB yasaları kadar, hain Zana kadar ve bebek katili terörist başı Apo kadar yer hakedemiyor artık… * *Gazete ve televizyonlarda yok 'O'. Unutuverdik Mehmet'i. Unuttuk Mehmetleri ve Mehmetçikleri. * Bu mektubumu okuyan sizin için, bizim için merminin önüne atlayan, "canın pahasına toprağını koruyan" Mehmetçiği…
*'O'nun çocuklarını da, babalarını da unuttuk. * Bir daha babalar gününü kutlayamayacak olan Şehit Çocuklarını, Şehit Babalarını unuttuk!..
*Bizim daha büyük dertlerimiz var çünkü. Diyarbakır'da, Tunceli'de, Hakkari'de; dağda pis leşini bırakarak geberen "Teröristin Yaşama Hakkı"na fena halde takılmışken bizim medya… kimin umurunda Mehmedim.. kimin umurunda Ayşem… kimin umurunda Ahmet Amcam… Şehitlerimin geride bıraktığı aileleri… *
*Kimin umurunda?*
…
"Tarih : 1 Haziran 1999. Tunceli'den acı bir telefon haberi geldi. 12 yıllık evli, 1 çocuk babası, Astsubay Kıdemli Üstçavuş Zeki Karakaya'nın operasyon dönüşü tuzağa düşürüldüğünü ve Şehit olduğunu söylüyordu telefon.
Hani, hatırlayın canım.. 31 Mayıs 99'da o bebek katili terörist başı Apo; ilk duruşma günü saat 10:00'da "Ben şehit analarından özür diliyorum" demişti ya!.. Ondan tam 1,5 saat sonra Şehit ettiler Astsubay Kıdemli Üstçavuş Zeki Karakaya'yı, bir babanın, 'Oğlunu' "
Siz gene çevirin o gazetelerin "Şehitimin" haberine 2 satırı çok gören sayfalarını... Uzaktan kumandayla da gezin kanallarda benim "Şehidime" 10 saniyelik görüntüyü çok gören TV.nizin kanallarını… Mehmetim roket yemiş, Mehmetimin yediği roket Alman, Rus malıymış, Mehmetim mayına basmış, Mehmedimin bastığı mayın İtalyan malıymış bize ne?..
*Bir düşünen bulunur ya da vardır elbet benim Mehmetimi… * Benim Mehmetimin cenazesine de belediyenin otobüsünü gönderecek bir belediye başkanı bulunur bir gün elbet.
Benim Mehmetime bir Şehitlik layık gören bir belediye başkanı da bulunur elbet.
Siz rahat olun...
Siz, "bugün" rahat rahat çocuğunuzla, babanızla birlikte "babalar gününü" kutlayın…
Mehmetimin babasını, çocuğunu bir hatırlayan bulunur elbet…
*Ancak MÜSTERİH OLUN Kİ... Bu ülkeye göz diken hainler ve en az onlar kadar hainlik yapabilen "gizli sözde demokratik hainler" bilsin : Şehit kanlarında boğulacaklar!...
Hala kutlayabiliyorsanız… Babalar gününüz kutlu olsun!
Ben kutlayamadım…*
*19.06.2005*
*Canan SEVGİ*
*ellerin dert görmesin sevgili canan kardeşim,hiç üzülme.bir ölür bin diriliriz.hep öyle oldu.hep te öyle olacak.vatan şehitlerimize minnettardır.ruhları huzur dolsun.mehmet akif in dizelerinde hayat bulduğu gibi ..korkma,sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak.sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak..ebediyen de öyle kalacak... babaları bu toprak için şehit olanlar.müsterih olunuz.sizler bu vatanın vede bizlerin evlatları oldunuz.bunu unutturmaya çalışsalarda asla unutulmayacaktır.bu millet asla yapılanı unutmaz.sadece sabreder.günü gelincede gerekirse yeni bir devlet kurar.içiniz rahat olsun.asla bu milleti tarih sayfasından silemediler.ebediyende silemeyecekler.ta ki kıyamet gününe kadar...tüm hainlere duyurulur...*
26 Temmuz 2007 Perşembe
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder