24 Temmuz 2007 Salı

301 ve Hrant Dink

Türkçe Ermenice yayın yapan Agos Gazetesi genel yayın yönetmeni Hrant Dink düzenlenen bir suikast sonucu öldürüldü. Ölümü tüm dünyada büyük yankılar uyandırdı. Sözde soykırım iddalarını gündeme getirmekle kalmadı 301. maddenin değiştirilmesi yönündeki istekleride arttırdı.
Peki neydi bu 301. madde? Birilerini bu derece huzursuz ve tedirgin eden bir o kadarda korkutan; AB’nin “Türkiye’nin bu gibi maddelere ihtiyacı yoktur” Kaldırın(!) şeklinde emir verdiği o madde neydi?
“Türklüğü, Cumhuriyeti, Türkiye Büyük Millet Meclisini alenen aşağılayan kişi altı aydan,üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır”
İşte Amerikan emperyalizmine boyun eğen Başbakanımız (!) Recep Tayyip Erdoğan’ın değiştirilmesi yönünde TBMM’ye taşıyacağı,Hrant Dink ve yakın dostu Orhan Pamuk’un yargılandığı,Türklüğe hakaret etmenin suç olmadığını savunan gerici zihniyetin rahatsız olduğu,Binlerin “Katil 301” dövizleriyle sokağa fırladığı o madde buydu.
Birçok Avrupa ülkesinde buna benzer maddeler varken Türkiye Cumhuriyeti anayasasından 301. maddenin kaldırılmasını istemenin tek bir amacı olabilirdi:
Varlığını asırlar boyunca şanlı bir şekilde sürdürmüş, düşmüş ama aynı hızla kalkmasını bilmiş, kimsenin sömürgesi olmamış, hiçbir devletin bayrağının altına girmemiş şanlı Türk ulusunu yok etmek; Atatürk’ü ve Türklüğü tartışmaya açmak ve unutturmaktır. Cumhuriyet irtica tehlikesi altındayken, değerlerimizi koruyacak bir kaç madde kalmışken 301’in kaldırılmasını istemek; şeriatcı, ümmetci, faşist, ırkçı düşüncelere, emperyalist güçlere yol vermek onların önlerindeki taşları temizlemektir.
301’in katil damgası yediği bu olayda Hrant Dink’in rolü neydi acaba? Ne olmuştu da onun ölümünden sonra bu tartışmalar alevlenmiş, binler ayağa kalkmıştı? Gerçekten 301 miydi Hrant’ın katili? Yoksa bunların tamamı provakasyondan mı ibaretti? Kimi çevrelerce Dink’in öldürülmesi kanıt gösterilerek altımız mı oyulmak isteniyordu?
13.Şubat.2004 tarihli “Ermenistanla Tanışmak” adlı yazısında “Türk’ten boşalacak o zehirli kanın yerini dolduracak temiz kan, Ermeni’nin Ermenistan’la kuracağı asil damarında mevcuttur” sözü hiçbir Türk’ü yaralamamışken nasıl oluyorda Hrant Dink hakkında söylenen şeyler tepki çekebiliyordu, basına taşınıp sert bir dille eleştirileeleştirilebiliyordu. Peki Reuters Ajansı’na söylediği “Evet.1915’te olan bir soykırımdı çünkü 4 bin yıldır bu topraklarda yaşayan bir halk ve onun uygarlığı artık yok” sözleri neden gözardı ediliyordu. Bağımsızlığımızın simgesi “İstiklal Marşı”nı bile ırkçı ve bölüüc bulan “kahraman ırkım yerine çalışkan yurttaşım cümlesinin getirilmesini isteyen Hrant Dink’ten neden bahsedilmiyordu?
Birilerinin gözünde Türklük bu kadar basit miydiki bunların hiçbiri gündeme gelmedi. Kimden korkuldu. Kim engelledi bizleri? 1.500.000 + 1 ifadeleri kullanılırken neden hiçbir Türk çıkıp “DUR” demedi ve hala da diyemiyor.Peki dur diyebilmeyi silahla adam öldürmek olarak anlayan ve bu anlayışla tüm basın yayın organlarına sansür uygulayan zihniyet kimlere ait? Bu kafaların aklına düşünceyi düşünce yoluyla çürütülebilecek olmaları ihtimali hiç mi gelmiyor acaba?

Hiç yorum yok: