24 Temmuz 2007 Salı

TÜM ŞEMDINLI DTP KONGRESINDE

Kongrede dikkatleri çeken başka bir şeyde Şemdinli’nin tüm kahramanları kongrede toplanmıştır. DTP’li belediye başkanları doğal olarak kongrededir. Şemdinli olayları sırasında, devlete karşı, orduya karşı açıktan tavır alan, ayaklananlarla birlikte hareket eden CHP Hakkari milletvekili Esat Canan kongrede yerini almıştı. Benzer şekilde Diyarbakır milletvekili Mesut Değer kongre salonundaydı.
Bu insanları kongre salonunda görünce, belediye başkanlarına müdahale etmeyen İçişleri Bakanını, PKK’yı masaya çağıran başbakanları, Said-i Kürdi’nin torunlarını mecliste görünce, PKK’nın meclise girmek için strateji geliştirmesine gerek yok diyor insan.
Şemdinli bölücülüğün üzerine gidilmek için önemli bir fırsattı, kaçırılmıştır.
Şemdinli sonrası DTP kapatılmalıydı.
Şemdinli sonrası devletin askerlerini suçlayan, komuta kademesini suçlayan, bölücülerler birlikte tavır almaktan çekinmeyen milletvekillerinin dokunulmazlıkları kaldırılıp yargılanmalıydı. Belediye başkanlarını görevden almayan İçişleri Bakanı görevden alınmalıydı. Bunların hiçbiri yapılmamıştır.
Ankara’nın göbeğinde DTP kongresi adı altında PKK’nın yeni stratejisi ilan edilmiştir.
Şimdi yasal kongre düzenlediler diye, devlete karşı suç işleyenler aklanmış mı olacak? İşlenen suçlar ortadan kalkmış mı olacak?
Şimdi kimileri İspanya ve İngiltere’den IRA örneğini veriyorlar. Yıllardır İspanya’ya karşı silahlı mücadele yürüten ETA ve İrlanda’nın bağımsızlığı için savaşan IRA silah bırakmış, çünkü bunların hükümetleri diyalog çağrısında bulunmuşlar. Bu örgütler parlamentoda yasal mücadele veriyorlarmış. Türkiye’de de aynısı olmalıymış.
Türkiye ne İspanya, ne de İngiltere. PKK da ne ETA, ne de IRA. ETA ve IRA temsilcilerinin DTP kongresine katılmaları bir anlam ifade etmiyor.
Avrupa, bin parçaya bölünsün bu bizi rahatsız etmez. Onların birlikteliği zaten yapay bir birlikteliktir. Tarihi hiçbir temeli yoktur.

Hiç yorum yok: