PKK masaya geliyor!
DTP’nin 25 Haziran’da yapılan kongresinde ortaya çıkan tablo, kongrede Kürt meselesine çözüm olarak ortaya atılan önerilerin Tayyip Erdoğan’ın çözüm önerileriyle birebir aynı olması bizleri şaşırtmadı.
Kürt sorununun çözümü için diyalog, kültürel hakların daha da geliştirilmesi, Kürt dilinin yaygınlaştırılması ve belki de en önemlisi PKK’nın silahı bırakarak meclise girmesinin sağlanması için gerekli “demokratik düzenlemelerin” yapılması gibi bilindik talepler tekrar dile getirildi.
Ancak bunların en önemlisi elbette PKK’nın meclise girebilmesi için gerekli düzenlemelerin yapılması yönündeki öneri. Çünkü böyle bir öneri yapma cüretini gösterebilmelerin önemli dayanakları var: Başbakan Tayyip Erdoğan’ın kendi açıklaması.
Hatırlayacaksınız, Nevruz’u bahane ederek, başta Diyarbakır olmak üzere, doğudaki birçok ilde ayaklanmayı örgütleyen ve yönlendiren PKK’ya çağsı “Silahı bırak masaya gel” olmuştu. Türkiye tarihinde ilk defa terör örgütüne böyle bir çağrı yapılıyordu. Masa çağrısı. Türkiye, yaklaşık 30 yıldır bölücülüğe karşı yürüttüğü silahlı mücadeleyi bırakacak, verdiği binlerce şehidi unutacak ve terör örgütüyle masaya oturacaktır!
DTP’nin kongre tartışmaları sırasında Tayyip Erdoğan’ın istediği tablo ortaya çıktı. PKK masaya oturmak istiyor. PKK yeni stratejisini, Başbakanın çağrısına uygun yapmış ve meclise girmek istiyor.
Ve böylece “Apo bir gün meclise girer” dendiğinde “hadi canım o kadar da değil artık” diyenler, böyle bir olasılığı çok uzak görenler, bu son gelişmelerden sonra fikirlerini değiştirmişlerdir herhalde. Adamlar açık açık, meclise girebilmek için ne yapmalı, nasıl bir seçim stratejisi izlenmeli, bunları tartışıyorlar ve hiç kimse de, “siz terör örgütüsünüz, meclise değil ülkeye girmeyi dahi aklınızdan geçirmeyin” demiyor.
Eski DEP milletvekili Orhan Doğan PKK’nın ne şekilde meclise girebileceğini ortaya koymaktan çekinmiyor. “seçimlerden 15-20 gün önce Zübeyir Aydar liderliğinde bir ziyaretçi grubu (yani PKK gurubu) Türkiye’ye gelir. Muhtemelen bunlar tutuklanır. Tutuklamalar bağımsız milletvekili adaylığı için engel değildir, aday olurlar ve kazanırlar.” Ondan sonra ne olur dokunulmazlık kazandıkları için meclise girerler.
Orhan Doğan PKK’nın yeni stratejisi böyle açıklıyor. Hesaplarına göre bu şekilde PKK meclise 25 ile 40 arasında milletvekili sokabilecektir.
Hadi PKK’nın böyle bir stratejisi olabilir, meclise en güvendikleri adamlarını sokmak için böyle bir yol izlenebilir ama hiçbir şeyden çekinmeden, hiçbir engelle karşılaşmayacaklarından emin bir şeklide davranma cesaretini nasıl gösterebilirler, kimden güç alabilirler?
Normali şudur, terör örgütü böyle bir strateji belirler ancak bunu açıkça ifade etmez. Hatta örgütü bu işin dışındaymış gibi gösterir. Örgütün gerçek niyetini devlet ortaya çıkarır ve önlemini alır!
Orhan Doğan’ın açıklamalarından da anlaşılacağı gibi durum burada tam tersidir. Örgüt stratejini daha en başından açıklamaktadır. Elbette bunun en önemli sebebi hükümetin izlediği Kürt-İslamcı çizgi ve Tayyip Erdoğan’ın PKK’ya yaptığı masaya gel çağrısıdır. PKK, işi en baştan bağlamıştır. Hükümeti de yanına alan PKK, bundan dolayıdır ki genel stratejini açıkça ortaya koymaktan çekinmemektedir.
Geçmişte bunun örneği yaşanmıştır. PKK 1989 seçimlerinde, meclise SHP çatısı altında girmişti. Şimdi bağımsız milletvekili olarak meclise girme planları yapan Zübeyir Aydar o dönem SHP’den milletvekili seçilmiştir. Tüm DEP’li milletvekilleri SHP çatısı altında meclise girmişlerdir. Ancak o dönem, meclise SHP çatısı altında girme stratejisi, bu şekilde açıkça ifade edilmemiştir. Bu şekilde ifade edilse meclise girmeleri daha başından engellenecektir.
Aradan onaltı yıl geçmiştir. Onaltı yıl sonunda vardığımız nokta, içinde bulunduğumuz durumun vahametini göstermektedir. PKK onaltı yıl sonunda kendisini siyasi bir irade olarak dayatmaktadır. PKK kendisini Kürtlerin temsilcisi, sözcüsü ilan edip devletle pazarlığa oturmaktadır. Elbette pazarlık kapısını açan PKK değil mevcut hükümettir. Tayyip Erdoğan’ın “masaya gelin çağrısı”, Sırrı Sakık gibi isimlerin, “başbakanın bizden görüşme talebi olduğu” yönündeki iddialar, PKK’nın bu derece rahat davranmasının nedenlerini de ortaya koymaktadır.
24 Temmuz 2007 Salı
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder